Maurice Ravel

Sembolizm 19. yüzyıl edebiyatını oldukça etkileyen sembolizm, 19. yüzyılın sonlarında Fransa’da Parnasizm’e tepki olarak ortaya çıkmıştır. Geleneksel Fransız şiirini hem teknik hem de tema açısından belirleyen katı kurallara bir tepki olarak doğmuştur.Sembolizm (simgecilik), gerçeği ifade ederken onun sınırlarını aşma arayışından yola çıkan bir sanat akımıdır. Sembolistler, imgeleri sembolik kelimelerin müziğiyle Devamı…

Ahmed Adnan Saygun

“Sibelius; Finlandiya, De Falla; İspanya, Bartok; Macaristan için ne ifade ediyorsa; Türkiye için onu ifade eden, Türkiye’nin büyük ve yaşlı adamı.” The Times gazetesinin 15 Ocak 1991 tarihli baskısındaki ölüm haberleri sütununda verilmiş bir özgeçmiş bu cümlelerle başlar. Saygun, bir öğretmen çocuğu olarak 1907’de İzmir’de doğmuş ve neredeyse yaşıtı olan Devamı…

Arnold Schönberg

Dışavurumculuk terimi, 1900’lerin başlarındaki bir resim akımından müziğe aktarılmıştır. Alman ressamların Münih’te oluşturdukları ve öncülüğünü Kandinsky’nin yaptığı “Mavi Atlı Grubu” psikolojik dürtülerin egemenliğine önem vermekte ve simgesel biçimleri yok etme eğilimi göstermektedir. Dışavurumculuk, müzikte Arnold Schönberg (1874-1951), Alban Berg (1885-1935) ve Anton Webern (1883-1945)’in yapıtlarında açığa çıkmıştır. Romantizmdeki gibi öznel Devamı…

Ernst Krenek

1939 yılında ABD’ye göç eden Avusturya asıllı Ernst Krenek, yaklaşık seksen yıllık bestecilik yaşamı ile 20. yüzyılın tamamında yaşamış ve eserlerini çağdaş tekniklerin çoğunu kullanarak yazmıştır. Krenek; atonaliteye yönelmiş, aleatorik, elektronik ve işlevsel-toplumcu müzik türlerinde eserler üretmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısı ile birlikte yeni arayışlar ve teknolojik gelişmelerin sonucunda elektronik Devamı…

Paul Hindemith

Hindemith; neoklasisizm, folklorizm ve “yararlı müzik” türlerinde besteciliğini kurgulamış ve öğretmenliği, yazarlığı, kuramcılığı ile 20. yüzyılın ilk yarısına yön vermiş bestecilerdendir. Neoklasisizm anlamında Bach’tan Stravinski’ye uzanan çizgide, folklorizm ile Bartok yaklaşımıyla, “yararlı müzik”te (eğitim amaçlı, kullanılabilir, halk için sanat) ise kendi özgün dili ile eserler yazmıştır. Ayrıca virtüöz derecesinde viyola Devamı…

Dmitri Şostakoviç

Şostakoviç’in müziğini anlayabilmek için öncelikle Sovyetler Birliği’nin kültür-sanat politikalarına değinmek gerekiyor. Sovyet müziğini üç dönemde inceleyebiliriz; 1920-1930 arası kuruluş ve iç yapıların oluşumu dönemi, 1930-1953 sosyalist inşa dönemi ve savaş yılları, 1953 Stalin sonrası revizyonistler ve soğuk savaş dönemi. Devrimden sonraki ilk dönemde iki müzik birliği kurulmuştu; “Çağdaş Müzik Birliği” Devamı…

Charles Ives

Birden fazla tonalite kullanılmasını Stravinski ve Milhaud’dan önce, atonaliteyi Schönberg’den önce, halk müziğini işlemede Bartok’tan önce, çeyrek tonları Haba’dan önce uygulayan Ives’tir. Ahmet Say 20. yüzyılın devrimsel değişimlerinin hemen hepsini müziğinde barındırmış, Amerika’nın en önemli bestecilerinden biridir Charles Ives. Müziğinde; gerçek anlamda çok sesli düşünmüş, seslerin bağımsızlığına yönelmiş, ragtime ve Amerikan Devamı…

Sergey Prokofyev

Prokofyev, lirik ve dramatik üslubu ile 20. yüzyılın ilk yarısı ikinci yarısına bağlayan bestecilerdendir. Erken dönem eserleri, Rusya’nın toplumsal koşulları ve Ekim Devrimi etkisinde yazılmış, kişisellikten uzak ve yalın eserlerdir. 1. piyano konçertosunda bu üslubu kırmaya başlamış, devrimin öncesinde bu eser sert tepkiler almıştır. 1914 yılında St. Petersburg Konservatuvarı’ndan Rubinstein Devamı…

Béla Bartók

Ulusal müziği Alman-Avusturya egemenliğine karşı etki yaratacak yeni bir silah olarak gören 19. yy bestecileri, halk ezgilerini klasik müziğe entegre ederek kullanmışlardır. Aynı zamanda, modal yapılardaki bu müzikleri, yüzyıllardır kalıplaşmış tonal sistemin geldiği sınırlılıktan kurtulma yöntemi olarak bir hazine olarak görmüş olduklarını söylemek yanlış olmayacaktır. Dönem itibari ile ulus-devletin yükselişi Devamı…

Alexander Scriabin

Scriabin, post-romantik dönemde yaşamasına rağmen ulusçuluk akımına kapılmamış, kendi düş’ünlerinin peşinden gitmiş bir isim. Schönberg’in atonalitesinden habersiz olsa da, kendi mistik yaklaşımıyla müziğini ton dışı kurgulamış. Bu nedenle, 12 ton ve serializmin öncülerinden sayılabilir.İlk dönem yazdığı; etüt, mazurka, noktürn, empromptü ve prelüdler romantizmin doruğunu yaşatan Liszt ve Chopin izlerini taşısa Devamı…