Hukuka adanmış bir ömrün beraberinde; ressam, yazar ve şair olan Fırat’ın çağdaş müzik eserleri Türkiye için çok önemli bir yerde durur. 1941 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim gördüğü sürede, 20. yaş gününde annesinin aldığı piyano ile kendi kendine müzik çalışmalarına başlayan Fırat daha sonra birkaç aylığına Karl Berger ile armoni çalışmıştır. Fakat geleneksel müzik eğitimin kendisine ve ilerlemek istediği yola bir katkı sağlamayacağını düşünerek ders almaktan vazgeçmiş, kendi deyimiyle kendini piyanoda sesleri öğrenmeye adamıştır. İlk yılları olan hukuk eğitimi süresince ve sonraki dönemlerinde yaşamının sonuna dek yenilikçi sanat anlayışına yakın durmuş, sanatın neredeyse tüm alanları ile ilgilenmiştir. 1943 yılında aralarında Bülent Arel, Berna Moran, Turan Güneş gibi isimlerin bulunduğu arkadaş çevresi ile ilk öykü ve şiirlerinin yayımlanacağı bir dergi çıkarmaya karar vermişlerdir. Ancak 3 sayısı yayınlanabilecek olan bu dergi sürecinde Bülent Arel vasıtasıyla kendisine düşünsel olarak çok yakın olan İlhan Usmanbaş ile tanışmış, bu tanışma yaşamının sonuna dek sürecek olan dostluğun başlangıcı olmuştur. Fırat, Usmanbaş’tan müzikle ilgili bilgiler de öğrenmiş, mektup yazışmaları ile ileriki dönemlerinde kendi eserlerini birlikte kritik etmişlerdir. 1959’dan 1979 yılına kadar çeşitli yerlerde yargıçlık görevini sürdürmüş ve emekli olmuştur.

1960 yılında annesinin ölümünden sonra resim yapmaya başlamış, ilk sergisi 1970 yılında Almanya Wuppertal’de bulunan Galerie-Palette-Röderhaus’da açılmış ve ardından Türkiye’de çeşitli galerilerde sergileri olmuştur. 300’ün üzerinde tablosu bugün çeşitli koleksiyon ve galerilerdedir.

“Dördül Fa” adlı yaylı çalgılar dörtlüsü için yazılmış ilk çok sesli eserini 1951’de tamamlamıştır. Ardından Üçül No.1 Op. 2 ve Üçlü Sonat Op.3 yazmıştır. Bestecinin 1966 yılında Ankara Radyosu’nda seslendirilen ilk eseri ise Üçlü Sonat Op.3’tür. Ayrıca Fırat, çağdaş Türk bestecilerinin eserlerinin seslendirilmesi için çabalar sarf etmiş, 1967 yılında bir yarışma açmıştır. Bu yarışma vesilesiyle; kendi eserleri ve Cengiz Tanç, İlhan Usmanbaş gibi çağdaşlarının besteleri seslendirilebilmiştir. Öykü, şiir ve sanat eleştirisi kitaplarının yanında Çağdaş Müzik Tarihi isimli kitabı yazmıştır. Solo çalgılar, orkestra, oda müziği, bale, vokal ve koro eserleri, oratoryo gibi hemen her türde ve oldukça fazla eser üretmiş olan Fırat’ın besteciliği çalgılamada soyut ve atonal, vokal ve sahne için yazdığı eserlerde ise somut bir anlatıma bürünmüş, kendi ülkesinin meselelerini anlatan ve buradan beslenen özgün yapıtlardır.

Yaşamının son dönemine dek müzik ve diğer sanat dallarındaki yenilikleri takip ederek bu yeniliklere kendini açmayı başarabilmiş, son günlerinde ev buluşmaları ile genç müzisyenlere çağdaş müziği anlatarak vaktini geçirmiştir. Ölümünden bir yıl önce 2013 yılında Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın Onur Ödülü Altın Madalyası’nı almıştır.


Bu metin internet radyosu radyodinlemekicinbir.site’de yayınlanmak üzere hazırladığım Novus programının 22 Nisan 2018 tarihinde yayınlanan 16. bölümü için yazılmıştır. Programda çalınan eserlere aşağıdaki Spotify listesinden ulaşabilirsiniz.