İlhan Baran, yaşamının çoğunu Ankara’da geçirmiş, Ankara Atatürk Lisesi’ni 2. sınıfta Ankara Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Bölümü’nde kontrbas okumaya başlamıştır. İki yıl sonra ise yüksek öğretim eğitimine esas istediği bölüm olan kompozisyon ile devam etmiştir. Ahmet Adnan Saygun’un bestecilik öğrencisi olmuş, Cengiz Tanç ve Muammer Sun ile birlikte eğitim dönemini tamamlamıştır. Bu süreçte konservatuvarda Anadolu Halk Müziği ve Divan Müziği eğitimi de görmüş, ileriki yıllarda bestecilik yaşamında besleneceği, kendi topraklarının müziklerini öğrenme fırsatı edinmiştir. Baran, öğretmeni Saygun’un yönlendirmesi ile dönem arkadaşları Muammer Sun Ve Cengiz Tanç ile birlikte Alman Hükümeti bursu ile Münih Konservatuvarı’nda kompozisyon derslerini izlemiştir. Baran, Almanya’dan döndükten sonra Saygun’un kararı ile sınıf atlayarak bestecilikte yüksek ve ileri öğrenimini tamamlamış, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda öğretmen olarak çalışmaya başlamıştır. 1962 – 1965 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı bursunu kazanarak Paris’te École Normale de Musique bünyesinde Henri Dutilleux ile bestecilik çalışmış, ileri komposizyon bölümünden mezun olmuştur. Bu dönemde Paris Radyo ve Televizyonu’nda somut müzik kurslarına da katılmıştır. Öğretmeni Dutilleux’un Paris’te kalma teklifine rağmen ülkesine dönen Baran, profesör olarak emekli olana dek Ankara Devlet Konservatuvarı Kompozisyon Bölümü’nde çalışmış, çağdaş müzik teknikleri, solfej, müzik teorisi, caz müzik teknikleri gibi dersler vermiştir. Ayrıca Müzikoloji Bölümü’nün kurucusu olmuş, alanda önemli katkılar sağlayacak öğrencilerin yetişmesini sağlamıştır. Konservatuvardan emekli olduktan sonra son döneminde Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü’nde kapsamlı müzik dersleri vermiştir.

Yaşamını müziğe, konservatuvar ve öğrencilerine adamış, sadece müzik alanında değil, edebiyat, bilim, felsefe gibi alanlarda da derin bilgilere sahip, öğrencilerine bu alanlarda da aktarımlarda bularak onlara bir dünya görüşü kazandırmaya çalışan Baran, 2016 yılındaki ölümüne dek kendini geliştirmeye devam etmiş gerçek bir aydındır. Türkiye’nin en önemli besteci, yorumcu ve müzikologlarının yetişmesinde büyük katkıları olmuştur. Konservatuvar görevi boyunca akademik makale ve eleştiri yazıları yazmış, 20. yüzyıl müziği ve çağının yenilikleri ile oldukça ilgilenmiştir. Bartok, Debussy, Alban Berg gibi bestecilerin müzikal ve teorik yaklaşımlarını çok küçük yaşlardaki öğrencilerine dahi derslerinde göstermiştir. Fransa’da okuduğu yıllardan itibaren 1980 ortalarına dek, piyano, solo çalgı, orkestra, oda müziği, çocuk şarkıları, monofonik şarkılar, koro türlerinde eserler üretmiş; Türkiye halk müziğinden beslenerek modal ya da atonal, değişken ritmik öğelerin ağır bastığı soyut ve özgün bir dil geliştirmiştir. Az ama öz olan besteleri, Türkiye Çağdaş Çoksesli Müziği literatürü içinde çok önemlidir ve güncelliğini korumaktadır. 2009 yılında besteleri, yetiştirdiği öğrenciler ve Türkiye müzik dünyasına olan derin katkıları sebebiyle Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın Onur Ödülü Altın Madalyası’nı almıştır.


Bu metin internet radyosu radyodinlemekicinbir.site’de yayınlanmak üzere hazırladığım Novus programının 22 Nisan 2018 tarihinde yayınlanan 16. bölümü için yazılmıştır. Programda çalınan eserlere aşağıdaki Spotify listesinden ulaşabilirsiniz.


Kategoriler: Novus