Evrensel anlamda elektronik müziğin öncüleri arasına girmiş Mimaroğlu, besteciliği yanında eleştiri ve denemeleri ile de çağdaş müziğe çok önemli katkılarda bulunmuştur. Galatasaray Lisesi ve ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1955 yılında Rockefeller bursunu kazanarak Columbia Üniversitesi’nde müzik eğitimi görmüş, Paul Henry Lang ile müzikoloji ve Dogulas Moore ile kompozisyon çalışmıştır. 1963 yılından sonra Usaçevski laboratuvarında elektronik müzik alanında çalışmıştır. Mimaroğlu, Elektronsal müzikte sanat mastırı derecesini tamamlamış, bu dönemde Edgar Varése ve Staphan Wolpe ile kompozisyon çalışmıştır. 1968 yılında Fransız Radyosu’nun daveti üzerine Müzik Araştırmaları Merkezi Stüdyosu’nda çalışmalarını sürdürmüş, 1972’de Guggenheim Ödülü’nü kazanarak aldığı burs ile Amerika’nın Sesi radyosunda programlar düzenlemiştir. Columbia Üniversitesi’nde elektronik müzik dersleri veren Mimaroğlu, toplumsal konulara yönelik ürettiği eserlerinde elektronik ve atonal bir yapıyı kurgulasa da tını renklerini ön plana çıkarmış, geleneksel çalgıları da kullandığı çok yönlü eserler yazmış ve ayrıca akustik üzerine çalışarak yalnızca elektronik ortam besteleri de üretmiştir.

Mimaroğlu, 1950 sonrası elektronik müzik ile de beslenen avangart müzisyenlerin çağrışımlar üzerinden kurguladıkları müzik anlayışına yakın durmuş, bu anlamda öncülerden biri olmayı başarmıştır. Yoğun olarak atonaliteyi kullandığı elektronik eserlerinin yanında, çalgılama ve melodik kurguyu da düşünerek geleneksel çalgılar için ürettiği eserleri ile kendisine yakın diğer öncü bestecilerden ayrı bir yerde durmaktadır. Çoğu elektronik eseri adeta müzik ile kurgulanmış atmosferlerdir, eserlerin isimleri de genel olarak bunu yansıtır. Mimaroğlu’nun iki eseri Fellini’nin “Satyricon” filminde kullanılmıştır. Atlantic plak şirketinde, Ertegün kardeşlerle otuz yıldan fazla çalışmış; özgün yaratıcı ve aykırı bakış açısını katarak, Charles Mingus, John Coltrane, Freddie Hubbard gibi dönemin en önemli avangart müzisyenlerin albümlerinin yapımcısı olmuştur. Ayrıca Atlantic plak şirketinde, kendisi, John Cage ve Karlheinz Stockhausen gibi çağdaşı “aykırı” bestecilerin plaklarını yayımlayan Finnadar logosunun yaratıcısıdır.

Müzik üzerine yüzün üzerinde makalesi bulunan Mimaroğlu, müzik tarihi ve müzik inceleme kitapları yazmış, sinema ve fotoğrafla da yakından ilgilenmiş ve üretimde bulunmuştur. Yaratıcı sanat anlayışıyla kavramsal olgulara yakın duran aykırı ve provokatif özelliğini yaşamının son anına dek kaybetmemiş olan Mimaroğlu, yalnızca çağdaş müzikte değil 1950 sonrası sanat hareketi için de mihenk taşı olmuştur.


Bu metin internet radyosu radyodinlemekicinbir.site’de yayınlanmak üzere hazırladığım Novus programının 22 Nisan 2018 tarihinde yayınlanan 16. bölümü için yazılmıştır. Programda çalınan eserlere aşağıdaki Spotify listesinden ulaşabilirsiniz.


Kategoriler: Novus