Heitor Villa-Lobos

20. yy müziği içinde Western kültürü ve halk müziğinden beslenerek farklı yerel ritmik öğelerle kendine özgü bir kompozisyon dili geliştirmiş, özellikle piyano ve gitar için yeni bir icra tekniği yaratmış olan Brezilyalı besteci Lobos, başta Latin Amerika olmak üzeri Avrupa’da da oldukça etkili olmuş bir bestecidir. Lobos, çok küçük yaşlarından itibaren amatör olarak müzikle ilgilenen babasından müzikle ilgili temel bilgileri öğrenmiş ve altı yaşında çello çalışmaya başlamıştır. Ailesi ile birlikte Rio de Janerio’dan ayrıldıktan sonra Devamı…

Maurice Ravel

Sembolizm 19. yüzyıl edebiyatını oldukça etkileyen sembolizm, 19. yüzyılın sonlarında Fransa’da Parnasizm’e tepki olarak ortaya çıkmıştır. Geleneksel Fransız şiirini hem teknik hem de tema açısından belirleyen katı kurallara bir tepki olarak doğmuştur.Sembolizm (simgecilik), gerçeği ifade ederken onun sınırlarını aşma arayışından yola çıkan bir sanat akımıdır. Sembolistler, imgeleri sembolik kelimelerin müziğiyle anlatmaya çalışmıştır. Şiiri geleneksel kalıplar içerisinden, açıklayıcı işlevinden kurtarmayı başararak insan yaşantısındaki anlık ve geçici duyguları betimlemeyi amaçlarlar. Sembolistler, deneysel olarak keşfettikleri birtakım imge ve Devamı…

Ahmed Adnan Saygun

“Sibelius; Finlandiya, De Falla; İspanya, Bartok; Macaristan için ne ifade ediyorsa; Türkiye için onu ifade eden, Türkiye’nin büyük ve yaşlı adamı.” The Times gazetesinin 15 Ocak 1991 tarihli baskısındaki ölüm haberleri sütununda verilmiş bir özgeçmiş bu cümlelerle başlar. Saygun, bir öğretmen çocuğu olarak 1907’de İzmir’de doğmuş ve neredeyse yaşıtı olan Türkiye Cumhuriyeti ile beraber büyüyerek; çok sesli müziğe öncülük etmiş ve onun müzik eğitimcisi, etnomüzikoloğu, bestecisi olmuştur. Saygun, Osmanlı İmparatorluğu döneminde doğmuş olmasına rağmen, cumhuriyeti Devamı…

Arnold Schönberg

Dışavurumculuk terimi, 1900’lerin başlarındaki bir resim akımından müziğe aktarılmıştır. Alman ressamların Münih’te oluşturdukları ve öncülüğünü Kandinsky’nin yaptığı “Mavi Atlı Grubu” psikolojik dürtülerin egemenliğine önem vermekte ve simgesel biçimleri yok etme eğilimi göstermektedir. Dışavurumculuk, müzikte Arnold Schönberg (1874-1951), Alban Berg (1885-1935) ve Anton Webern (1883-1945)’in yapıtlarında açığa çıkmıştır. Romantizmdeki gibi öznel duygular müzik aracılığıyla yansıtılmaktadır fakat bu öznel duygulara artık insanın karanlık alanları, bilinçdışı ve dışavuramadığı eğilimleri de dahil edilmiştir. Dışavurumcu sanat, bastırılmış duyguları ortaya çıkaran bir Devamı…

Ernst Krenek

1939 yılında ABD’ye göç eden Avusturya asıllı Ernst Krenek, yaklaşık seksen yıllık bestecilik yaşamı ile 20. yüzyılın tamamında yaşamış ve eserlerini çağdaş tekniklerin çoğunu kullanarak yazmıştır. Krenek; atonaliteye yönelmiş, aleatorik, elektronik ve işlevsel-toplumcu müzik türlerinde eserler üretmiştir. 20. yüzyılın ikinci yarısı ile birlikte yeni arayışlar ve teknolojik gelişmelerin sonucunda elektronik müzik akımı ortaya çıkmış ve müzik olduğundan farklı bir boyuta evrilmiştir. Besteciler teknolojinin verdiği yeni olanaklarla deneysel çalışmalar yapmış; Telharmonium, Theremin, Ondes Martenot gibi elektronik Devamı…

Paul Hindemith

Hindemith; neoklasisizm, folklorizm ve “yararlı müzik” türlerinde besteciliğini kurgulamış ve öğretmenliği, yazarlığı, kuramcılığı ile 20. yüzyılın ilk yarısına yön vermiş bestecilerdendir. Neoklasisizm anlamında Bach’tan Stravinski’ye uzanan çizgide, folklorizm ile Bartok yaklaşımıyla, “yararlı müzik”te (eğitim amaçlı, kullanılabilir, halk için sanat) ise kendi özgün dili ile eserler yazmıştır. Ayrıca virtüöz derecesinde viyola ve keman çalabiliyor olması onun oda müziği ve yaylı eserlerine yansımıştır. Hindemith, gençliğini müzik eğitimi alırken orkestralarda çalarak geçirmiş, 1915-1923 yılları arasında Frankfurt Operası’nda başkemancı, Devamı…

Dmitri Şostakoviç

Şostakoviç’in müziğini anlayabilmek için öncelikle Sovyetler Birliği’nin kültür-sanat politikalarına değinmek gerekiyor. Sovyet müziğini üç dönemde inceleyebiliriz; 1920-1930 arası kuruluş ve iç yapıların oluşumu dönemi, 1930-1953 sosyalist inşa dönemi ve savaş yılları, 1953 Stalin sonrası revizyonistler ve soğuk savaş dönemi. Devrimden sonraki ilk dönemde iki müzik birliği kurulmuştu; “Çağdaş Müzik Birliği” ve “Rus Proleter Müzik Birliği”. Birincisi; Schönberg vb. modernist akımların temsilcisi, ikincisi ise Rus Okulu çizgisi ve Rus romantizminin devamıydı. Ekim Devrimi’nden sonra emperyalist devletlerin Devamı…

Charles Ives

Birden fazla tonalite kullanılmasını Stravinski ve Milhaud’dan önce, atonaliteyi Schönberg’den önce, halk müziğini işlemede Bartok’tan önce, çeyrek tonları Haba’dan önce uygulayan Ives’tir. Ahmet Say 20. yüzyılın devrimsel değişimlerinin hemen hepsini müziğinde barındırmış, Amerika’nın en önemli bestecilerinden biridir Charles Ives. Müziğinde; gerçek anlamda çok sesli düşünmüş, seslerin bağımsızlığına yönelmiş, ragtime ve Amerikan halk müziklerini çok tonlu ve asimetrik bir şekilde müziğinde kullanmış, yeninin peşinde olmuş bir bestecidir. Üstelik tüm bunları sessiz sedasız yapmış, sigortacılıkla uğraşan ve hiçbir Devamı…

Sergey Prokofyev

Prokofyev, lirik ve dramatik üslubu ile 20. yüzyılın ilk yarısı ikinci yarısına bağlayan bestecilerdendir. Erken dönem eserleri, Rusya’nın toplumsal koşulları ve Ekim Devrimi etkisinde yazılmış, kişisellikten uzak ve yalın eserlerdir. 1. piyano konçertosunda bu üslubu kırmaya başlamış, devrimin öncesinde bu eser sert tepkiler almıştır. 1914 yılında St. Petersburg Konservatuvarı’ndan Rubinstein Ödülü’nü kazanarak mezun olur. Daha sonrasında da besteci-piyanist-şef olarak kariyerine devam ederek muhteşem piyano konçertolarını hem yönetip hem çaldığı turnelere çıkar. 1918’de ülkesini terk eder. Devamı…

Béla Bartók

Ulusal müziği Alman-Avusturya egemenliğine karşı etki yaratacak yeni bir silah olarak gören 19. yy bestecileri, halk ezgilerini klasik müziğe entegre ederek kullanmışlardır. Aynı zamanda, modal yapılardaki bu müzikleri, yüzyıllardır kalıplaşmış tonal sistemin geldiği sınırlılıktan kurtulma yöntemi olarak bir hazine olarak görmüş olduklarını söylemek yanlış olmayacaktır. Dönem itibari ile ulus-devletin yükselişi elbette müziği de etkilemiştir. Müzik; ulusal etkilerle şekillenirken, halk müziğinin kulaktan kulağa aktarılan dilsel yapısı ve halk danslarının poliritmik yapısı ön plandadır. Bartòk ve Kodaly Devamı…